Psikolog Ravza Tunca ile Olfactory Unlock Method

Olfactory Unlock Method (OUM) bir koku algılama sistem üzerinden zihinsel engeller kaldırma tekniği.

OUM Method Özellikleri :

– Uygulamada kolaylık

– Psikolojik rahatlama

– Travmatik faktöre hızlı ulaşım

–  Zihinsel Engeller (Kompleks, korku, endişe, fobi)kaldırma ve silme hızlandırır.

–  Seanslar sayı azaltıyor (danışan)

–  Psikoterapi kolaylaştırıyor

–  Hafif depresyonda ilaç gereksimi ortadan kaldırıyor

–  Olumlu duygudurum oluşturmaktır

–  Danışanın bilinç altındaki psikotravmaya bağlı olumsuz etkileri ve hasarları azaltmaya yardımcı oluyor. 

 – Danışanın psikoterapiye karşı direncini azaltıyor.

 – Olumlu kişisel özellikler pekiştirmeye yardımcı oluyor.

OUM Metodunda danışanı değişik kokularla yüzleştirerek esas travma faktörü tespit ettikten sonra aroma terapotik karışım hazırlanıyor. Danışan 21 gün bu karışım kullandıktan sonra travmanın etkisi ortadan kalkıyor. Peki bu tekniğin detayı nedir?

Psikoloji alanında da görsel, işitsel ve dokunmayla ilgili pek çok uyarıcı farklı amaçlarla kullanılırken, kokusal uyaranlar daha az çalışılmaktadır.

Koku duyumuzu tek bir boyutta düşünmek mümkün değildir. Kokular 

farklılaştıkça insanlarda farklı etkilere neden olabilmektedir. Bu durum bazen 

duygu durumu üzerinde bazen de bilişsel performanslar üzerinde geçerli olabilir. Bu yüzden koku değişkeni için net bir çerçeve çizmek mümkün değildir. 

Öte yandan nasıl ki görsel ve işitsel uyaran değişkenleri için değişkenin niteliğine göre davranışların değiştiği söylenebilirse, koku değişkeni için de aynı değerlendirmeyi yapabiliriz. Yani daha önce de söz edildiği üzere bazı kokular daha uyarıcı olabilirken bazı kokular daha yatıştırıcı etkiye sahip olabilmektedir (Diego ve ark., 1998; Field ve ark., 2005; Ludvigson ve Rottman, 1989; 

Moss ve ark., 2003)

Özyağların zengin kimyasal yapısı bedene nüfuz ettiğinde kan dolaşımına girerek fiziksel sıkıntılarımızı iyileştiriyor. Örneğin okaliptüs, mikrop kırıcı özelliği ile mikrobik rahatsızlıklara karşı mücadele ediyor. Kısaca kokular çok güçlü fiziksel reaksiyonlar yaratabiliyor.

Beynimizdeki kokusal hafızamız da çeşitli kokularla hareketlenerek anılarımızı canlandırabiliyor. Yaşam boyunca değişik bitki kokusu ile temas oluyoruz. Beynimiz 10.000 çeşit bitkinin ve maddenin kokular tanıyor ve birbirinden ayırt edebiliyor.

Kokular, günlük hayatta hepimizin karşılaştığı fiziksel etkilere yol açıyor. Koklama sırasında çok az miktarda koku molekülü nefes yoluyla kana karışarak fiziksel reaksiyona sebep oluyor ya da koku molekülleri kokusal hafızamızı harekete geçirerek dolaylı yoldan fiziksel olarak etki edebiliyor.

Araştırmalar, kokunun fiziksel etkilerinin boyutu konusunda ipuçları veriyor. Japon firması Takasago’nun yaptığı bir araştırmaya göre, çalışma mekanı limon özyağı ile kokulandırıldığında bilgisayar operatörlerinin yüzde 54 oranında daha az hata yaptığı görülmüş. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göreyse, Las Vegas’ta kumar makinelerinin bulunduğu bölge kokulandırıldığında yüzde 45 oranında müşteri artışı gözlenmiş. Ayrıca karabiber özyağının sigara içme isteğini engellediği ve huzursuzluğu azalttığı görülmüş.

Kokunun etki alanı çok geniş. Aynı ortamda yoğun çalışan veya çok vakit geçiren kadınların adet dönemleri senkronize olmaya başlıyor (aynı günlere denk geliyor). Normalde hissetmediğimiz insan kokuları, hormonları harekete geçirerek bu duruma neden olabiliyor. Yapılan deneylere göre, uyku esnasında kokulandırma yapıldığında beyin dalgalarında hareketlenme görülüyor. Minimal koku molekülleri içeren bir karışım deneklere koklatıldığında, “hiçbir koku almadım” demelerine rağmen yapılan beyin dalgaları ölçümlerinde, yoğun hareketlenme tespit edilebilmiş.

Psikoloji alanında koku değişkeninin davranışa olan etkisini araştıran bilim insanları, yapılan araştırmalarda aromatik kokuların bellekte geri çağırmayı kolaylaştırdığını, duygu durumu olumlu etkilediğini, dikkati artırdığını ve yatıştırıcı etkilerinin olduğuna işaret etmektedir. Beyinde kokunun amigdala ve prefrontal korteksle ilişkili olduğu bulunmuştur. Bilim insanları beynin yapısını ve işlevlerini incelerken bilinçli düşünmeden sorumlu olan alanın, kişinin kendi kokusundan sorumlu olan alandan kaynaklandığı gerçeğin de çok önemli bir keşif yapıldı. Koku duyusunun doğrudan limbik sistemine bağlı olması nedeniyle koku molekülleri duygularımızı ruhumuzu ve bilincimizi derinden etkileyebilir. Limbik sistem kokulara duygusal tepkiler verir, o yüzden öncelikle içsel durumumuzu etkiler. Koku alma dürttüsü vücudumuzdaki ağrı’dan daha hızlı bir şekilde beyne ulaştığı tespit edilmiştir. Koku sinyallerini iletmekten sorumlu olan sinir, beyne doğrudan bağlanır. Canlıların ortak koku alma aracı olan burun hayvanlar için genel olarak hem cinsel davranış hem de davranış ana düzenleyicisi iken.. insanlar oldukça  örgütsel beyne sahip olsalar dahi kokunun karmaşık bir değişken olduğunu kabul etmekle birlikte davranış üzerindeki etkisiyle ortak davranışları paylaşır ve bu durum görmezden gelinemez. Birçok bilişsel performans görevinde kokular kolaylaştırıcı bir etken olarak kullanılabilir. Özellikle bellekten geri getirme aracı olarak kokuların önemli bir ipucu olarak kullanılması 

mümkündür (Chu ve Downes, 2000; Ehrlichman ve Halpern, 1988; Rubin, 

Groth ve Goldsmith, 1984)

Bugün Amerika’da yapılan deneyler kokuların sadece ruh halimiz değil aynı zamanda davranışlarımızı ve vücudun genel durumunu da etkilediğini gösterilmiştir. Koku kan basıncını kalp atış hızını değiştirebilir kişide heyecan durumunu getirebilir veya uykuya alabilir. Bunun yanında yaratıcılık görevlerinde de daha esnek düşünmeye katkı sağlaması açısından koku önemli bir uyarandır (Akben, 2015; Ritter ve ark., 2012). Aromatik kokular arasındaki bağlantı hâlen net olarak tanımlanamasa da dikkat görevlerinde de kokuların kolaylaştırıcı bir etkiye sahip olduğu gerçektir. (Ilmberger ve ark., 2001; Millot ve Brand, 2001; Seo ve ark., 2010)

Bu ve benzeri etkiler düşünüldüğünde, 

gündelik yaşantıda kokuların bilişsel süreçlere sağlayacağı katkılar bağlamında birçok yeni uygulama geliştirilebilir. Kokular konsantrasyon hafıza ve zihinsel dayanıklı arttırabilir daha iyi odaklanmaya yardımcı olur bilgileri emebilir,verimliliği arttırabilir. Özellikle eğitim alanında bilişsel performansı artırmak ve öğrenmeyi güçlendirmek açısından kokuların kullanılmasının faydalı olacağı öngörülmektedir. Aynı zamanda daha uyarıcı nitelikte aromatik kokuların kullanımı da öğrencilerin motivasyonlarını artıracaktır.

Duygudurum açısından da aynı şekilde kokular insan hayatında önemli 

bir yer teşkil edebilir. Farklı kokuların farklı duygudurumlara sebebiyet verdiği bilinmektedir (Diego ve ark., 1998; Warm, Dember ve Parasuraman

1991) Insan yaşamında koku özellikle cinsel alanda önemli bir rol oynar. Bunun nedeni feromonların insanlar tarafından salınmasıdır. Karşı cinste uyarılmaya neden olan kokulu maddeler bir metreküp havada yalnızca birkaç moleküle sahip olmaları yeterlidir. Bu bilgiler de hemen herkesin gündelik hayatta kullanabileceği pratiklere dökülebilirken, bunların büyük organizasyonlara da katkı sağlaması 

mümkündür. 

Örneğin: Satış ve pazarlama alanında müşterilerin duygudurumlarını artırmak için aromatik koku kullanımının yaygınlaştırılması oldukça faydalı bir yöntem olacaktır. Bu yöntem hâlihazırda pek çok işletme tarafından da kullanılan ve araştırmalarca da desteklenmiş bir yöntemdir (Guéguen ve Petr, 2006; Mitchell, Kahn ve Knasko, 1995) Bazı tatlar kontrolümüz dışında olan belirli duyguları ortaya çıkarma yeteneğine sahiptir. Bu nedenle insanları etkilemek için koku kullanmayı öğrenmiş çokuluslu şirketler, mekanın kokulandırılması yoluyla fiziksel ve duygusal iyilik hali sağlıyor ve çok büyük karlar elde ediyorlar. Örnek: Hoteller, restoranlar, cafeteryalar, kulupler, alışveriş merkezleri, havalimanları, kumarhaneler.. vs gibi Ve bununla birlikte çalışma ve ofis ortamlarında da aromatik koku kullanımının çalışma performansını artırması beklenmesi gereken bir sonuçtur (Lehrner ve ark., 2000).

Ayrıca duygudurum üzerindeki bu etkiler ve aromaterapi uygulamaları birçok hastalık için yararlı olabilir. Literatür incelendiğinde aromaterapinin demans, parkinson, şizofreni, uyku bozuklukları, kaygı bozukluğu gibi birçok psikiyatrik hastalıkta etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanıldığı görülmektedir. (Ballard ve ark., 2002; Cannard, 1996; Dunn, Sleep ve Collett, 1995; 

Edge, 2003; Ferry, Johnson ve Wallis, 2002; Hicks, 1998; Holmes ve ark., 

2002; Lehrner ve ark., 2000; Smallwood ve ark., 2001). Aromaterapinin bu hastalıklar üzerindeki etkileri hastalığın semptomlarını yatıştırıcı nitelikte tezahür etmektedir (Buchbauer ve ark., 1991, 1993). Doğal olarak aromatik kokuların bu yatıştırıcı etkileri depresyon hastalarında da görülmekte ve kaygı düzeyini düşürmektedir (Dunn, Sleep ve Collett, 1995; Komori ve ark., 1995; 

Lehrner ve ark., 2000, 2005). Sonuç olarak aromatik kokuların duygudurumdaki olumlu etkilerinin sadece hastalıklarla sınırlı kalamayacağını söylemek gerekir. Günlük yaşantımızda dahi aromatik kokular koklamamız iyi oluşumumuza katkı sağlayacaktır (Duan ve ark., 2007; Promsomboon, Promsomboon, 

Kornpetpanee ve Pothisonothai, 2014).

Psikoloji alanındaki koku çalışmalarının diğer duyulara göre daha az çalışılmış olması bu alandaki boşluğa da işaret etmektedir. Özetlenen birçok çalışmanın geliştirilmesi ve kokunun davranışlarımız üzerindeki etkisinin daha iyi araştırılmasına ihtiyaç olduğu söylenebilir. Bulgular değerlendirildiğinde aromaterapi uygulamaları dışında kokuların nispeten daha örtük bir şekilde davranışlarımızı etkilediği görülmektedir.

Bu durum da aslında beraberinde kokuların davranış üzerinde daha fazla etkisinin olabileceğini düşündürmektedir. Özellikle gelecek çalışmalarda bilişsel performans 

görevlerinde kokuların etkisine bakılırken, katılımcıların kokudan haberdar olmalarının nasıl bir sonuç getirdiği incelenmelidir. Beyin görüntüleme çalışmaları açısından da koku ve psikoloji bağlantısı oldukça zayıftır. Birçok farklı koku türünün duygudurumumuza ve davranışlarımıza farklı etkilerinin olduğu 

bilinmektedir. Bu çerçeve dahilinde farklı kokuların etkileri deneysel bir şekilde incelenirken beynin görüntülenmesi koku ve psikoloji bağlantısını açıklamakta büyük bir fayda sağlayacaktır. Birbirine algısal olarak oldukça benzerlik taşıyan kokuların bile çok farklı nörofizyolojik tepkilere sebebiyet ver-

diği bilinmektedir (Lorig ve Schwartz, 1988). Bundan dolayı algısal ölçümlerin sınırlılılığından kurtularak kokuların karakteristik etkilerini beyin görüntüleme cihazları ile açıklamak oldukça önemlidir. Böylece hangi kokuların duyguduruma nasıl etkiler verdiğini özbildirim yöntemiyle ölçmenin sınırlılıkları da aşılmış olacaktır. Özellikle kokuların karakteristik özellikleri yarattıkları beyin dalgaları aracılığıyla açıklanmalıdır.

Koku değişkeninin psikoloji bağlamında daha az çalışılıyor olmasının bazı sebepleri olabilir. Öncelikle belirtmek gerekir ki bir deneyde koku kullanmak gerçekten zordur.

Aromaterapi çalışmalarında ise böyle bir kaygıya yer yoktur. Temel gaye zaten katılımcıların hayat kalitesini, iyi oluşunu ve mutluluk düzeylerini artırmaktır. Aromaterapi dışında yine birçok. psikolojik deneyde duygudurumu artırmak amacıyla da katılımcılara koku koklatılabilir. Bilişsel performans görevlerinden ve kokunun katılımcıların haberi olmaksızın uygulanmasından ziyade duygudurum ve aromaterapi çalışmaları görece daha uygulana bilir sonuçlar vermektedir. Esansiyel yağlar, kişinin yaşamının zor anlarında huzurun sağlanmasına yardımcı olur. Aromaterapi uzmanları yalnızca kendini has sorunları olan kişi için uygun olan uçucu yağların bir bileşimini seçilebilir. Dolayısıyla kokular hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır, davranışlarımızı düzenler ruh halimizi ve karar verme sürecini etkiler, bu nedenle bu alanda yapılacak çalışmalara görece daha çok gereksinim olduğunu söylemek mümkündür. Biz de yeni yaşam akademisi psikolojik danışmanlık merkezi olarak uçucu esans, aromatik özellikli yağların insanlar üzerinde ki etkilerini araştırarak ve aromaterapi psikolojik metotları kullanarak Olfactory Unlock Method geliştirdik.

Etkinliklerden Haberdar Olun!